Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte, "İlk Yıllar, Hayat Boyu Etki: Engelli Çocuklar için Aile Temelli Erken Müdahalenin Dönüştürücü Gücü" başlıklı yan etkinlik gerçekleştirildi. Etkinlik, çeşitli ülkelerden temsilcilerin, uzmanların, sivil toplum kuruluşlarının ve uluslararası kuruluşların katılımıyla yapıldı. Türkiye, bu platformda gelişimsel riski ya da engeli olan çocuklara yönelik hayata geçirilen Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi'ni tanıttı. Ayrıca, erken çocukluk döneminde sunulan destek hizmetlerinin çocukların yaşam boyu gelişimindeki kritik rolü üzerinde duruldu.
Türkiye’nin 6 İlindeki Pilot Uygulama
Etkinlikte, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatları doğrultusunda 2025 yılında hayata geçirilen Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi’nin pilot uygulamasının detayları paylaşıldı. Bu sistem sayesinde gelişim desteğine ihtiyaç duyan çocukların mümkün olan en erken dönemde tespit edilmesi hedefleniyor. Pilot uygulama çerçevesinde Türkiye’nin 6 ilinde kurulan Erken Çocukluk Gelişimi Birimleri, çocukların gelişim süreçlerini uzman ekipler tarafından takip ederek ücretsiz hizmet sunuyor.
Erken Müdahale Çocukların Geleceğine Yatırım
Etkinlikte konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Taha Kürşad Sezen, erken müdahalenin yalnızca bir hizmet modeli olmadığını, aynı zamanda çocukların geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olduğunu belirtti. Sezen, "Erken müdahale, çocukların potansiyeline yapılan bir yatırım, aileleri güçlendirmenin bir yolu ve daha kapsayıcı toplumlar inşa etmeye yönelik önemli bir katkıdır." ifadelerini kullandı.
Çok Disiplinli Ekiplerle Ücretsiz Hizmet
Sistemin Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle, UNICEF’in teknik desteğiyle yürütüldüğünü aktaran Sezen, çocuk gelişim uzmanları, dil ve konuşma terapistleri, psikologlar, hemşireler ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan ekiplerin aynı çatı altında hizmet verdiğini vurguladı. Ailelerin sürecin merkezinde yer aldığını belirten Sezen, 0-8 yaş arasındaki çocukların aileleriyle birlikte doğrudan Erken Çocukluk Gelişimi Birimlerine başvurabildiğini, her çocuk için bireyselleştirilmiş takip ve destek planlarının hazırlandığını ifade etti. Ayrıca, çocukların gelişim süreçlerinin düzenli olarak izlendiğini ve ihtiyaç duyulması halinde ailelerin sağlık, eğitim ve sosyal hizmet mekanizmalarına yönlendirildiğini aktardı.
231 Çocuk Aktif Olarak Destek Alıyor
Sistemin ilk yılında elde edilen sonuçlara değinen Sezen, bugün itibarıyla 231 çocuğun düzenli destek aldığını belirtti. Uzun vadeli hedeflerinin ise bu modeli Türkiye geneline yaymak olduğunu kaydeden Sezen, "Uzun vadeli hedefimiz bu modeli ülke genelinde yaygınlaştırmak ve desteğe ihtiyaç duyan her çocuğa ve her aileye ulaşmaktır." şeklinde konuştu. Ayrıca, UNICEF’e ve etkinliğe katkı sağlayan tüm katılımcılara teşekkür eden Sezen, katılımcıları Türkiye’nin Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi’ni anlatan kısa filmi izlemeye davet etti.
Ülkeler Deneyimlerini Paylaştı
Türkiye’nin erken müdahale sistemini tanıtan kısa film gösteriminin ardından düzenlenen panelde Moldova, Portekiz, İspanya ve Türkmenistan’dan üst düzey temsilciler, kendi ülkelerindeki uygulamaları ve deneyimlerini paylaştı. Etkinlikte, engelli çocukların erken dönemde desteklenmesine yönelik iyi uygulama örnekleri değerlendirildi ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde görüş alışverişinde bulunuldu.
