Orman Genel Müdürlüğü (OGM), sürdürülebilir üretim anlayışıyla odun dışı orman ürünlerini yöneterek lavantayı kırsal kalkınmanın önemli bir unsuru haline getiriyor. Lavanta, bal ormanları ve gelir getirici tür sahalarında yetiştirilerek hem biyolojik çeşitliliği destekliyor hem de orman köylülerine alternatif gelir imkanı sağlıyor. Mor çiçekleriyle doğal peyzaja zenginlik katan lavanta, tıbbi ve aromatik bitki üretimi, arıcılık, kozmetik sanayi ve uçucu yağ üretimi gibi birçok alanda Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunmaktadır.
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Orman Genel Müdürlüğü olarak doğal kaynakları koruduklarını ve kırsal kalkınmayı desteklediklerini ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı: "Ormanlarımız sadece odun üretimi yapılan alanlar değil; kırsal kalkınmayı destekleyen, vatandaşımıza gelir sağlayan ve ülke ekonomisine katkı sunan üretim ekosistemleridir. Lavanta, bu anlayışın en önemli örneklerinden biridir. Ülkemiz ormanlarında 9 bin 258 hektarlık alanda yaklaşık 2 bin 385 ton faydalanılabilir lavanta potansiyeli tespit ettik. Son beş yılda yıllık ortalama 40 ton lavanta üretimi gerçekleştirildi. Isparta, Afyonkarahisar, Burdur, Denizli, Eskişehir, Balıkesir, Kütahya, Konya, Ankara, Edirne, Tekirdağ ve Çanakkale gibi illerde yetiştirilen lavanta, kurutulmuş çiçekten uçucu yağa, kozmetikten aromaterapi ürünlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir."
Karacabey, lavantanın ihracat potansiyeline de dikkat çekti: "Lavantadan elde edilen uçucu yağlar, kozmetik, kişisel bakım ve aromaterapi gibi birçok sektörde yüksek katma değerle değerlendirilmektedir. TÜİK verilerine göre, 2021-2025 yılları arasında 24 bin 610 kilogram lavanta ürünü ihraç edilerek yaklaşık 765 bin dolar döviz girdisi sağlandı. Orman Genel Müdürlüğü olarak odun dışı orman ürünlerinden sürdürülebilir faydalanmayı esas alıyor, ormanlarımızın sunduğu bu mor bereketi daha fazla üretime, daha fazla ihracata ve daha güçlü bir kırsal ekonomiye dönüştürmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz."
Lavantanın ekonomik faydalarının yanı sıra ekolojik açıdan da önemli bir tür olduğunu vurgulayan Karacabey, bal ormanlarında lavantayı kekik, adaçayı, biberiye, püren, ıhlamur ve akasya gibi nektar kaynaklarıyla birlikte değerlendirdiklerini belirtti. Böylece arılar için daha uzun süre nektar ve polen kaynağı oluşturulurken bal üretimi de desteklenmektedir. Çiçeklenme dönemi tamamlanan lavantalar, sürdürülebilir üretim esasları doğrultusunda yöre halkı ve orman köylüleri tarafından hasat edilerek ekonomiye kazandırılıyor. Bu sayede hem biyolojik çeşitlilik korunmakta hem de kırsalda üretim, istihdam ve gelir artışına katkı sağlanmaktadır.