Ankara'da DEHB'nin Çocukların Sosyal ve Akademik Hayatına Etkileri Üzerine Açıklamalar Yapıldı.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukların akademik başarılarını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebiliyor. Psikolog İrem Güler, doğru destekle çocukların gelişiminde önemli ilerlemeler kaydedilebileceğini belirtti.

Ankara'da DEHB'nin Çocukların Sosyal ve Akademik Hayatına Etkileri Üzerine Açıklamalar Yapıldı.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukların akademik başarılarını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebiliyor. Psikolog İrem Güler, doğru destekle çocukların gelişiminde önemli ilerlemeler kaydedilebileceğini belirtti.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum değildir. Medical Park Ankara Hastanesi'nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel rahatsızlığın ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde de devam edebileceğini ifade etti. Ancak, doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin artırılabileceğini vurguladı.

DEHB'nin Tanımı ve Belirtileri

DEHB, dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durumdur. Güler, "DEHB yalnızca çocuklara özgü değildir, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde de görülebilir. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir, fakat her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" dedi.

Yanlış Algılar ve Belirtiler

Psikolog Güler, DEHB belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olarak üç ana başlıkta toplandığını belirtti. Dikkatini sürdürmede zorluk, sık hata yapma ve görevleri organize etmede güçlük, dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde kendini gösterebilirken, dürtüsellik ise söz kesme ve sırasını bekleyememe gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Bu nedenle, 'çok hareketli değilse DEHB değildir' düşüncesi yanlıştır" diye ekledi.

Akademik ve Sosyal Etkiler

DEHB, akademik başarıyı dolaylı olarak etkileyebilir. Güler, "Dikkatini sürdürememe ve ödevleri organize edememe gibi durumlar notlara yansıyabilir. Dürtüsellik nedeniyle sosyal ilişkilerde de sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar önemli gelişmeler gösterebilir" dedi.

Tanı Süreci

Güler, tanı sürecinin tek bir teste dayanmadığını belirterek, "Tanı uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği değerlendirilir. Bilgisayar tabanlı testler de kullanılabilir" şeklinde konuştu.

Tedavi Yöntemleri

Tedavi sürecinde ilaçların dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlediğini ifade eden Güler, "Psikolojik destek ise bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir" dedi.

Ailelere Öneriler

Ebeveynlerin ev ortamında sağlaması gereken düzenin önemine dikkat çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde büyük rol oynar" ifadelerini kullandı.

DEHB'li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özelliklerdendir. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye ekledi.

Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. 'Sadece çocuklarda görülür' ya da 'ilaçlar çocuğu robotlaştırır' gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" dedi.

Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB'li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin