Ankara’nın Kazan ilçesine bağlı Tekke köyünde yaşayan Ayfer Bozkurt, resim yapma tutkusunu çocukluğundan beri sürdürmektedir. İlk sergisinde yaptığı resimlerle ve yöresel kıyafetleriyle gazeteciler tarafından ‘Şalvarlı Picasso’ olarak tanınan Bozkurt, çocukluk yıllarında fırçası bittiğinde saçını keserek fırça oluşturduğunu ve kömürlerden boya yaparak resim yapmaya devam ettiğini dile getirdi.
Bozkurt, çocukluğundan beri resim sevgisini hiç kaybetmediğini belirterek, "İlkokuldan sonra okula devam edemediğimiz için resim eğitimi alamadım. Ancak her fırsatta resim yapmaya devam ettim. Diğer kızlar köy işlerine yönelirken, ben resim yapmaktan vazgeçmedim. Bulduğum her malzemeyle resim yapmayı sürdürdüm." şeklinde konuştu.
Çocukken boya ve fırça bulmanın zor olduğunu ifade eden Bozkurt, "Kömürle ve ocakta yaktığımız odunların kömürlerini kullanıyordum. Elimdeki malzemeyle resim yapmaya devam ettim. Fırçam tükendiğinde saçlarımdan keserek ucuna ekleyip devam ediyordum." dedi.
Bozkurt, ilk sergisini 20 yıl önce açtığını aktararak, "2006 yılında ‘Haydi Kızlar Okula’ kampanyası için sergi açtım. Okul müdürü köylere giderek kız öğrenciler arıyordu. O dönem babam muhtar olduğu için sergim tanındı. İlk defa hayatımda bir sergiye katıldım ve bu benim için çok özel bir deneyimdi." diye ekledi.
Bozkurt, şimdiye kadar toplamda 11 sergi açtığını belirterek, yeni sergiler için çalışmalarına devam edeceğini ifade etti. Resim yapmanın onun hayatında bir amaç haline geldiğini vurgulayarak, "Kullandığım malzemelerin önemi yok. Anlık bir duygu ve görsel canlanıyor, o hikayeyi tabloya aktarıyorum." dedi.
Gazetecilerin kendisine taktığı ‘Şalvarlı Picasso’ lakabının hikayesini de paylaşan Bozkurt, "İlk sergim açıldığında okul müdürlerim, yöresel kıyafetlerimle gelmemi istemişti. O gün sergi açıldığında gazeteciler, çalışmalarımı Picasso'nun kübik tarzına benzeterek bu lakabı verdiler." şeklinde açıkladı.
Bozkurt, resim yapma tutkusunu öğrencilere de aşılayarak, çalışmalarına devam edeceğini ve asla vazgeçmeyeceğini belirtti.
Bozkurt, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Serüvenimi çok seviyorum. Buralara gelebilmek büyük bir nasip. Hayatıma giren tüm insanlara ve olaylara şükranlarımı sunuyorum. Bugünkü Ayfer’i oluşturan her deneyim için minnettarım. Yılmadan, yorulmadan yolculuğuma devam edeceğim."