Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yılmaz Çoban, verem hastalığına neden olan Mycobacterium tuberculosis bakterisi üzerine gerçekleştirdiği bilimsel çalışmalar sayesinde uluslararası akademik etki sıralamasında dikkat çekici bir başarı elde etti. ScholarGPS tarafından yayımlanan sıralamada, Çoban, Mycobacterium tuberculosis alanında yaşam boyu etki kategorisinde dünya genelinde 104’üncü sırada yer aldı. Ayrıca, son 5 yıl içerisinde yapılan bilimsel çalışmaların değerlendirildiği kategoride ise dünya genelinde 87'nci sırada bulunuyor.
Yeni Tanı ve Tedavi Yöntemleri Üzerine Çalışmalar
Prof. Dr. Ahmet Yılmaz Çoban, tüberkülozun dünya genelinde enfeksiyon hastalıklarına bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. Çoban, "Tüberküloz üzerinde yaptığımız çalışmalar, hastalığın etkeni olan Mycobacterium tuberculosis için yeni tanı yöntemleri ve ilaç duyarlılık yöntemlerinin geliştirilmesini, antitüberküloz ilaçların etkinliğinin değerlendirilmesini içermektedir. Özellikle ilaç dirençli tüberkülozun erken ve doğru şekilde tanılanmasına yönelik yöntemler geliştirmeye çalışıyoruz" şeklinde açıklamalarda bulundu.
Çoban, araştırmalara destek olmak amacıyla 2019 yılında Akdeniz Üniversitesi'nde Verem Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'ni kurduklarını belirtti. Bu merkez aracılığıyla araştırma, tanı ve eğitim faaliyetlerini bir arada yürütmeyi amaçladıklarını ifade etti.
Uluslararası Patentli Yenilikçi Çalışmalar
Prof. Dr. Çoban, mikobakterilerin laboratuvar ortamında çoğaltılması için geliştirdikleri özgün besiyerinin uluslararası patentle korunduğunu aktardı. "AYC.2.1. broth ve AYC.2.2. agar gibi yenilikçi çalışmalarla temel bilim araştırmalarını uygulamaya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Amacımız, laboratuvar bulgularını klinik uygulamaya aktararak tüberkülozun tanı ve tedavisine katkı sağlamak" dedi.
Çoban, tüberkülozla mücadelede ilaç direnci probleminin gelişiminin en büyük zorluklardan biri olduğunu belirtirken, "Günümüzde çok ilaca dirençli (MDR-TB) ve yaygın ilaç dirençli (XDR-TB) suşların artışı, mücadeleyi zorlaştırıyor. Ayrıca, tanıda yaşanan gecikmeler ve sağlık hizmetlerine erişimdeki güçlükler de bu duruma katkı sağlıyor" diye ekledi.
Türkiye'deki tüberküloz kontrol programlarının başarılı bir şekilde yürütüldüğünü belirten Çoban, dirençli vakaların erken teşhis edilmesi ve moleküler epidemiyolojik çalışmaların artırılması gerektiğinin altını çizdi. Çoban, "Türkiye'de tüberküloz kontrol programları başarılı bir şekilde yürütülüyor. Ancak dirençli olguların erken tanısı ve moleküler epidemiyolojik çalışmaların artırılması önemlidir" ifadelerini kullandı.
Başarıların Ortak Ürünü
Uluslararası sıralamada elde ettiği başarıyı kişisel bir kazanım olarak görmediğini ifade eden Çoban, "Bu tür uluslararası sıralamalar memnuniyet verici olsa da, benim için asıl anlamı yıllardır sürdürdüğümüz bilimsel çalışmaların uluslararası düzeyde görünürlük kazanmasıdır. Bu başarı, ekip arkadaşlarımın, öğrencilerimin, Akdeniz Üniversitesi’nin ve ülkemizde bilimsel araştırmalara sağlanan desteklerin ortak bir ürünüdür" şeklinde konuştu.
Çoban, sıralamaları bir hedef değil, daha nitelikli çalışmalar üretmek için bir motivasyon kaynağı olarak değerlendirdiğini belirtti. "Bilimde en değerli sıralama, üretilen bilginin insan sağlığına ve topluma sağladığı katkıdır. Bu nedenle çalışmalarımıza aynı azim ve sorumlulukla devam edeceğiz" diye ekledi.