Bayburt'un Çayıryolu köyünde bulunan mezarlık, Akkoyunlu Devleti'nin kurucusu Kara Yülük Osman Bey'in babası Hacı Kutlu Bey'in türbesini barındırıyor. Tarihi kayıtlara göre, Kutlu Bey, kendi adına cami ve zaviye inşa ettirerek bu eserlerin korunması için vakıflar kurmuştur. Bu vakıfların giderlerinin, Bayburt ve Erzincan'a bağlı bazı köylerden temin edilmesi kararlaştırılmıştır.
Sünür köyü, Akkoyunluların Anadolu'da ilk yurt tuttukları yerlerden biri olarak bilinmektedir. Türbe ile caminin geçmişte külliye özelliği taşıdığı kaynaklarda yer alırken, cami ile türbe arasında 30 metre uzunluğunda bir koridor ve buraya açılan kubbeli medrese odalarının bulunduğu, ancak günümüze kadar bunlardan iz kalmadığı aktarılmaktadır.
Kutlu Bey ya da Hacı Bey vakfına ait en eski kayıtların 1530 yılına kadar uzandığı belirtilmektedir. Evkaf Nezareti defterlerinde vakfın 'Sinür Hacı Bey zaviyesi ve cami-i şerifi vakfı' adıyla yer aldığı ifade edilmektedir.
Bayburt Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Erdem Saka, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş ile birlikte Çayıryolu köyündeki mezarlıkta detaylı incelemelerde bulundu. Saka, bölgenin en büyük mezarlıklarından biri olan bu alanın, Bayburt'un kadim tarihini yansıtan önemli değerlerden biri olduğunu ve mezarlığın korunması gereken kültürel miras niteliği taşıdığını belirtti.
Akkoyunluların Oğuzların Bayındır boyuna mensup olduğunu hatırlatan Saka, Hacı Kutlu Bey'in türbesinin bulunduğu mezarlığın yalnızca bir defin alanı olmadığını, aynı zamanda bölgenin kültürel hafızasını taşıyan tarihi bir belge niteliği taşıdığını vurguladı.
Saka, mezarlıkta bulunan taşların bölgenin tarihi açısından önemli veriler sunduğunu belirterek, "Mezarlıklar bulunduğu yerin tapusu hüviyetindedir. Taşların oldukça eski zamanlara ait olduğunu anlamak mümkündür" dedi.
Yaklaşık 30 yıl önce mezarlıkta koç başlı mezar taşlarının bulunduğu bilgisi olduğunu belirten Saka, günümüzde bu taşların yerinde olmadığını, bazı kırık taş parçalarının koç gövdelerini andırdığını ifade etti. Mezarlıkların kültürel kimliğin ve tarihsel sürekliliğin önemli unsurları arasında yer aldığını vurgulayan Saka, "Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş'un haberine göre, yaklaşık 30 yıl önce bu mezarlıkta koç başlı mezar taşları bulunmaktaydı. Bu durum, mezarlığın ne kadar kadim dönemlere ait olduğunu ve eski Türk izleri taşıdığını göstermektedir. Günümüzde burada koç başlı mezar taşlarının hiçbiri yerinde yok, fakat bazı kırık taşlar hala koçları andırmaktadır" diye konuştu.
Bayburt ve çevresindeki tarihi mezarlıkların Türk kültür tarihi açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten Saka, Çayıryolu köyündeki mezarlığın büyüklüğü ve taşıdığı izlerle dikkat çektiğini kaydetti. Benzer yapıların İspir'deki eski mezarlıklarda da görüldüğünü anlattı.
Saka, Erzurum'un İspir ilçesine bağlı Paşeke köyündeki eski mezarlıkları örnek vererek, "Bu kadar büyük ve tarih kokan bir mezarlığı İspir taraflarında Paşeke köyünde görmüştüm. Orada da dikkatimi çeken, oldukça eski mezar taşları vardı. Bu bölgenin ne kadar kadim bir tarihi olduğunu göstermekte ve mezarlıklar, bölgelerin tarihini, kültürünü ve sanat anlayışını yansıtan önemli değerlerdir" dedi.
Tarihi mezar taşlarının korunması gerektiğini vurgulayan Saka, bazı taşların kırık olmasının üzücü olduğunu ifade ederek, bu durumun kasıtlı olup olmadığını bilmediklerini aktardı.
Saka, "Bu mezar taşlarının kasıtlı olarak kırılıp kırılmadığını bilmiyoruz. Ancak özellikle İspir yöresinde bazı mezar taşlarının Ermenistan'a götürüldüğü ve bunların kendilerine ait olduğu yönünde iddialar gündeme gelmiştir. Bu kültürel unsurları koruyarak sonraki nesillere taşımak, bölgenin tarihi kimliğini geleceğe aktarmak açısından son derece önemlidir" diyerek düşüncelerini paylaştı.
