Belçika, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından ekonomik durgunluk yaşamaya başladı. Son dönemde Orta Doğu'daki çatışmaların etkisiyle bu durgunluğun derinleştiği belirtiliyor. Federal Ekonomi Hizmetleri tarafından yayımlanan rapora göre, Belçika'nın ihracatı yüzde 4 oranında gerileyerek, uluslararası ihracat sıralamasında 19'uncu sıraya düştü. Böylece, ülkenin küresel pazar payı da yüzde 1,8'e indi.
Mart ayında bin 206 şirketin iflas etmesi, Belçika resmi istatistik kurumu Statbel tarafından yayımlanan verilere dayandırılmaktadır. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 25,4'lük bir artış gösteriyor. 2015'ten bu yana kaydedilen en yüksek seviye olan bu oran, ülke ekonomisindeki olumsuz dalgaların bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
İnşaat sektörü, bu iflas dalgasından en fazla etkilenen alan oldu. Mart ayında 273 şirketin iflas etmesi, inşaat sektöründe tarihsel bir rekor kırıldığı anlamına geliyor. Bu durum, toplamda 2 bin 948 kişinin işini kaybetmesine yol açtı ve bu seviye 2019'dan bu yana ilk kez görüldü. Küçük bir ülke olan Belçika için bu veriler, ekonominin alarm vermesi olarak değerlendirilmektedir.
Uzmanlar, Belçika ekonomisinin mevcut verilerinin, sanayinin üretim zincirlerindeki küresel değişimleri yansıttığını ifade ediyor. AB dışı ülkelerin payının artması, Belçika'nın küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu güçlendirse de, dış şoklar ve jeopolitik gerilimler karşısında daha hassas bir duruma sokuyor.
Uzmanlar, Belçika'nın 2026'ya kadar zayıflayan ihracat, artan dış bağımlılık ve rekor seviyeye ulaşan iflaslar karşısında rekabet gücünü koruması için yenilikçilik, üretkenlik ve mali disiplin gibi alanlarda yapısal reformların kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
