Van Gölü kıyısında konumlanan İncekaya köyü, özellikle yaz aylarında yoğun bir ziyaretçi akınına uğruyor. Urartu dönemine ait kalıntılar taşıyan ve kayalara oyulmuş yapılarıyla tanınan İncekaya Mağaraları, tarih ve doğanın mükemmel bir birleşimini sunarak doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Bu mağaralar, sit alanı olarak koruma altında bulunuyor ve doğa yürüyüşü yapmak veya bölgenin tarihi dokusunu keşfetmek isteyen ziyaretçilere kapılarını açıyor.
Köyde yer alan Hüseyin Dede Türbesi, halk arasında "Bapir-i Kal" olarak biliniyor ve inanç turizmi açısından önemli bir merkez konumunda. Van Gölü’nün berrak suları, sakin koyları ve etkileyici manzarasıyla İncekaya köyü; piknik, yüzme, fotoğrafçılık ve kamp gibi çeşitli aktiviteler için uygun bir ortam sağlıyor.
Bölge halkı, köyün tarihi ve doğal zenginliklerinin turizm açısından daha fazla tanıtılması gerektiğine inanıyor. Doğa gözlemcisi ve Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği Bitlis Temsilcisi Dr. Cihan Önen, köyün hilal şeklini andıran koyu, kayalara oyulmuş mağaraları ve türbeleriyle ziyaretçilerin ilgisini çektiğini vurguladı. Önen, dağcıların 2-3 saatlik yürüyüş ve tırmanışla zirveye ulaşabildiğini belirtti. Ayrıca, doğa kampları, fotoğrafçılık etkinlikleri ve doğa yürüyüşleri için de oldukça elverişli bir alan sunduğunu ifade etti.
Önen, bölgenin inanç turizmi açısından da önemli olduğunu ve yıl boyunca birçok kişinin türbe ziyaretleri için bölgeyi tercih ettiğini dile getirdi. Bununla birlikte, sarp kayalıkların bulunduğu bazı alanlarda güvenlik risklerine dikkat çekerek, "Bölgedeki bazı parkurlar deneyim gerektirmektedir. Özellikle amatör dağcıların tek başlarına tırmanış yapmamaları, muhtemel düşme risklerine karşı rehber eşliğinde hareket etmeleri önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.
