Burdur Devlet Hastanesi'nde 25 Mayıs'ta gerçekleşen diyaliz seansında, hastaların vücuduna antifrizli su girdiği tespit edildi. Baş dönmesi, mide bulantısı gibi şikayetlerle geri dönen hastalar, farklı hastanelere sevk edildi. Olay sonrası, Burdur Devlet Hastanesi'nde görevli elektrik teknisyeni İ.S., tekniker M.C. ve yüklenici firma mühendisleri G.A.S. ve Y.A. gözaltına alındı. Yapılan soruşturma sonrasında, bu kişilerin 'Taksirle ölüme sebebiyet verme' ve 'Taksirle yaralama' suçlarından yargılanması talep edildi.
Hastaların tedavi sürecinde, Antalya, Afyonkarahisar ve Isparta'daki hastanelere sevk edilen hastalardan 3'ü yaşamını yitirdi. Sağlık Bakanlığı'na bağlı bilirkişilerin raporları doğrultusunda, diyaliz sırasında kazan dairesinden gelen antifrizli suyun, sistemdeki bir arıza nedeniyle hastaların vücuduna girdiği belirtildi. İddianameye göre, olayın oluşumunda sistemdeki antifrizli suyun varlığı ve hidrofor sistemindeki arızalar etkili oldu.
Yargılama sürecinin başlamasıyla birlikte, Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul etti. Diğer ölümlerle ilgili olarak ise, yapılan incelemeler sonucu illiyet bağı olmadığına karar verildi. Tıbbi evraklarda, Osman Ali Gönüllü'nün ölüm nedeni pankreas kanseri olarak belirlendi. Bunun yanı sıra, Antalya'da tedavi altına alınan Saniye Aksöz ve Amina Abas Jama'nın ölümleriyle ilgili toksik maddelerin bulunmadığı ve olayla aralarında bir bağ olmadığı ifade edildi.
Sonuç olarak, Burdur'daki diyaliz olayında yaşananların ardından sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmakta ve yargı süreci devam etmektedir. Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporlar, olayla ilgili ek kovuşturmaya yer olmadığını ortaya koymuştur.
