Alper Gezeravcı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Uzay Programı çerçevesinde gerçekleştirdiği insanlı uzay misyonunu ve gelecekteki hedeflerini paylaşarak, bu yolculuğun Türk gençliği için bir ilham kaynağı oluşturduğunu vurguladı. "Bu süreç, gençlerimizin özgüven kazanması adına önemli bir adım" diyen Gezeravcı, uzay çalışmasının sadece bir Türk vatandaşıyla sınırlı olmadığını, aslında gençlerin merkezde yer aldığını ifade etti.
Önyargıları Yıkmanın Önemi
Türkiye’nin jeopolitik konumunu göz önünde bulundurarak bu görevin ciddiyetine dikkat çeken Gezeravcı, "Daha önce 600’den fazla astronot uzaya gitmişti. Ancak bu misyon, toplumda yerleşmiş önyargıları yıkma noktasında önemli bir eşik oluşturdu" şeklinde konuştu. Uzay yolculuğunun, devlet iradesiyle gerçekleştirilebileceğini kanıtladığını belirtti.
Özgün Deneyler ve Bilimsel Katkılar
Uzayda gerçekleştirilen 13 deneyin özgünlüğüne dikkat çeken Gezeravcı, bu deneylerin sadece Türk bilim tarihine değil, aynı zamanda Ay ve Mars misyonlarına katkı sağlayacak nitelikte olduğunu ifade etti. "Bu deneyler, NASA gibi uluslararası ajanslar tarafından da ilgiyle takip ediliyor" dedi.
Yerli ve Milli Motor Teknolojisi
Milli Uzay Programı’nın hedefleri arasında yer alan TÜRKSAT 6A projesinin başarısını 2027’de Ay’a yapılacak seyahatle taçlandırmayı istediklerini belirten Gezeravcı, Türkiye’nin hibrit motor teknolojisindeki konumunu da vurguladı. "Ay’a gidecek uzay aracımızın motoru tamamen yerli ve milli olarak Delta V firması tarafından geliştiriliyor" dedi. Bu motorun sıvı oksijen ve parafin kullanarak çalıştığını belirten Gezeravcı, "2027’nin ilk yarısında gerçekleştireceğimiz görevde Ay yüzeyine sert iniş yapmayı, ardından elde edilen verilerle yumuşak iniş gerçekleştirmeyi planlıyoruz" şeklinde sözlerine ekledi.
Söyleşi, katılımcıların soruları ve plaket takdimiyle son buldu.
