Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, son zamanlarda sıkça tercih edilen ketojenik diyetin kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti. Erden, "Bazı bireylerde bu diyetle birlikte 'kötü kolesterol' olarak bilinen LDL kolesterol seviyeleri yükselebiliyor. Bu durum, uzun vadede kalp ve damar sağlığı açısından risk oluşturabilir. Özellikle tereyağı, işlenmiş etler ve doymuş yağ oranı yüksek besinlerin fazla tüketildiği diyetlerde bu risk daha belirgin hale geliyor. Her yağın faydalı olmadığını unutmamak gerekiyor" dedi.
Erden, ketojenik diyetin kalp krizi, inme veya erken ölüm riskine etkisini gösteren yeterli veri olmadığını ifade etti. "Elimizdeki bilgilerle bu diyetin uzun yıllar güvenle uygulanabileceğini söylemek mümkün değil. Bu nedenle, özellikle kronik hastalığı olan kişilerin dikkatli olması gerekiyor" diye ekledi.
Bağırsak Sağlığı Üzerindeki Etkileri
Ketojenik diyetin ekmek, baklagil, meyve ve bazı sebzeleri ciddi şekilde kısıtladığını belirten Diyetisyen Erden, bu durumun lif alımını azaltabileceğini ifade etti. "Lif eksikliği, uzun vadede kabızlık, bağırsak tembelliği ve bağışıklık sistemi sorunlarına yol açabilir. Bağırsak sağlığı, genel sağlık için oldukça önemlidir" dedi. Ayrıca, bu diyetin sosyal hayatta ve günlük yaşamda sürdürülebilmesinin de zorluğuna dikkat çekti. Uzun süreli kısıtlamaların kişiyi psikolojik olarak zorlayabileceğini belirtti.
Herkese Uygun Bir Diyet Bulunmuyor
Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, ketojenik diyetin herkes için uygun olmadığını vurgulayarak, "Bir beslenme planı seçerken bireyin yaşı, sağlık durumu, yaşam tarzı ve alışkanlıkları mutlaka dikkate alınmalı. En sağlıklı diyet, kişinin sürdürebildiği ve vücuduna zarar vermeyen diyettir. Diyet yapmadan önce mutlaka bir uzmana danışılması gerekir. Kilo vermek önemli, fakat sağlığı kaybederek zayıflamak doğru değildir" ifadelerini kullandı.