Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen 3’üncü İstanbul Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi’nde katılımcılarla bir araya geldi. Zirve, İstanbul Finans Merkezi’nde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında yapıldı. Mısır El-Ezher Camii İmam Hatibi Şeyh Mohammed Salem Amer’in Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan etkinlikte, İslami finans varlıkları gündeme alındı.
Erdoğan, zirveye katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederken, etkinliklerin İslam dünyası ve tüm insanlık için faydalı olmasını umduğunu dile getirdi. Ayrıca, Al Baraka Grubu'nun kurucusu olan Şeyh Salih Abdullah Kamil’i rahmetle anarak, onun fikirlerini günümüze taşıyan Abdullah Salih Kamil’e teşekkür etti.
Zirvede, İslam ekonomisinde sermaye ve sürdürülebilir kalkınma konuları üzerinde durulduğunu belirten Erdoğan, akademisyenlerin ve uzmanların bu alandaki tartışmaları derinlemesine değerlendireceğini ifade etti. Dijital dönüşüm gibi çağın gerekliliklerinin de ele alındığı zirvede, uluslararası yatırımlar ve bölgesel finans entegrasyonları konularında fikir alışverişinde bulunulacak.
Erdoğan, mevcut engellerin aşılması ve alternatif çözümler geliştirilmesi noktasında zirvenin yeni bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Sözlerine devam eden Erdoğan, “Siyonist katliam şebekesinin yürüttüğü işgal politikaları, Gazze ve diğer bölgelerde devam ediyor” şeklinde konuştu.
Erdoğan, finansal krizlerin önlenmesi için adalet ve ahlak ilkelerinin ön plana çıkarılması gerektiğini belirtti. “Dünya 5’ten büyüktür” ifadesinin, eşitsizlik ve sömürüye dayalı ekonomik ilişkileri kapsadığını vurguladı. Ayrıca, İslam ekonomisinin adalet, erdem ve sosyal refah değerleri etrafında şekillendiğini söyledi.
Erdoğan, katılım finansının sadece Müslümanlar için değil, tüm dünya için adil bir model sunduğunu belirtti. Katılım finansının, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında stratejik bir unsur olacağını ifade etti. İstanbul Finans Merkezi kapsamındaki yasal düzenlemelerin yatırım cazibesini artıracağını da sözlerine ekledi.
Erdoğan, katılım finans alanındaki büyümeyi değerlendirirken, Türkiye’deki katılım bankacılığının aktif büyüklüğünün 4,7 trilyon lirayı aştığını ve sektör payının yüzde 9,5’e yükseldiğini açıkladı. Ayrıca, katılım esaslı menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğünün 2025 yılı itibarıyla 864 milyar liraya ulaşacağını belirtti.
Son olarak, Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi hedeflediklerini söyleyen Erdoğan, Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım bankalarının birleştirilmesi ile sektörde büyük bir sinerji yaratmayı planladıklarını ifade etti. Programın sonunda yerli ve yabancı birçok davetli hazır bulundu.
