İstanbul'da kanser tedavisi konusunda uzman Prof. Dr. İrfan Çiçin, hastaların dikkat etmeleri gereken bazı hataları sıraladı. Kanser belirtilerini görmezden gelerek geç başvurmanın riskine vurgu yapan Çiçin, bu durumun hastalığın erken evrede yakalanma fırsatını kaçırabileceğini belirtti. Erken evrede saptanan kanserlerin tedavi oranının daha yüksek olduğunu ifade eden Çiçin, gecikmenin yoğun tedavi süreçlerine ve fiziksel yükümlülüklere yol açabileceğini açıkladı.
İnternetten Tanı Koyma Yanlışlığı
Günümüzde bilgiye erişimin kolaylaştığını belirten Çiçin, hastaların yapay zekâ kullanarak kendi kendilerine tanı koymaya çalıştığını ifade etti. Ancak kanser tanısının klinik muayene, görüntüleme ve patolojik inceleme ile konulması gerektiğini belirten uzman, dijital platformların tanı koyma yeteneğinin olmadığını vurguladı. Yanlış güven hissiyle başvuruların geciktirilmesinin büyük bir risk oluşturduğunu ve gereksiz panik yaşanabileceğini dile getirdi.
Tedaviyi Yarım Bırakma Riski
Bazı hastaların yan etkilerden korkarak veya iyi hissettikleri dönemlerde tedaviyi bırakabildiğine dikkat çeken Çiçin, bu durumun tedavi direncinin gelişmesine neden olabileceğini belirtti. Tedavide sürekliliğin önemli olduğunu ve yan etkilerin hekimle paylaşılması gerektiğini ifade etti. İyi hissetmenin tedavinin bittiği anlamına gelmediğini vurguladı.
Beslenme ve Takviye Ürünlerine Dikkat
Hastaların yoğun vitamin ve bitkisel ürün arayışına girmesinin dikkat çekici olduğunu ifade eden Çiçin, bu eğilimin çoğu zaman sosyal medya ile şekillendiğini belirtti. Gereksiz takviyelerin tedavinin etkinliğini azaltabileceğini ve karaciğer yükünü artırabileceğini söyledi. Dengeli beslenmenin çoğu hasta için yeterli olduğunu vurgulayan uzman, ek takviyelerin yalnızca doktor önerisiyle kullanılmasını tavsiye etti.
Bilimsel Olmayan Yöntemler Tehlikeli
Çiçin, çaresizlik hissinin hastaları bilimsel kanıtı olmayan yöntemlere yönlendirebildiğini belirtti. Bitkisel karışımlar veya sözde hücre yenileyici ürünlerin bilimsel olarak kanıtlanmadığını ifade etti. Yanlış umutların etkin tedaviyi geciktirebileceğine dikkat çekti. Doğru bilgiye zamanında ulaşmanın önemini vurguladı.
Sosyal Medyanın Etkisi
Sosyal medyanın alternatif tedavi yöntemlerini ön plana çıkardığını belirten Çiçin, yüksek doz C vitamini veya fitoterapi uygulamalarının çoğunun bilimsel olarak kanıtlanmadığını ifade etti. Sosyal medyadaki hasta hikâyelerinin tıbbi ayrıntılardan yoksun olduğunu ve genelleştirilemeyeceğini söyledi.
Kendi Hastalığını Başkalarıyla Kıyaslamak
Hastaların tedavilerini başkalarıyla kıyaslamalarının sıkça yaşandığını söyleyen Çiçin, kanserin moleküler yapıları ve tedavi yanıtlarının kişiden kişiye değiştiğini ifade etti. Aynı isimli kanserlerin bile biyolojik olarak farklı olabileceğini belirtti. Başkalarının tedavileri ile karşılaştırma yapmanın kaygı oluşturabileceğini vurguladı.
Abartılı Beklentiler Tehlikeli
İmmünoterapinin her hasta için uygun olmayabileceğini belirten Çiçin, bazı hastaların bunu kesin çözüm olarak görüp zaman kaybedebileceğini söyledi. Hastalığın biyolojik özelliklerinin değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Hayatı Zorlaştırmamak Gerekir
Hayatın hastalık merkezli yaşanmasının hatalı olduğunu söyleyen Çiçin, sosyal ilişkilerin kesilmesinin psikolojik yükü artırabileceğini belirtti. Kontrollü sosyal yaşam ve hafif egzersizin tedaviye uyumu artırabileceğini ifade etti.
Açık İletişim Kurmanın Önemi
Hekim-hasta ilişkisi güvene dayalı bir süreç olduğunu belirten Çiçin, hastaların yan etkileri veya korkularını gizlememeleri gerektiğini vurguladı. Paylaşılmayan bilgilerin tedavi güvenliğini riske atabileceğini sözlerine ekledi. Unutulmamalıdır ki doktor-hasta ilişkisi bir ekip çalışmasıdır.