İstanbul'da Kıbrıs'tan Gelen 13 Aylık Bebek, Kalp Ameliyatıyla Sağlığına Kavuştu

Kıbrıs'tan gelen 13 aylık Hasan Hacıarifoğlu, doğuştan kalp hastalığı tanısı sonrası uygulanan tedavilerle sağlığına kavuştu. Erken teşhis ve doğru müdahale ile yaşam şansı artırıldı.

İstanbul'da Kıbrıs'tan Gelen 13 Aylık Bebek, Kalp Ameliyatıyla Sağlığına Kavuştu
Kıbrıs'tan gelen 13 aylık Hasan Hacıarifoğlu, doğuştan kalp hastalığı tanısı sonrası uygulanan tedavilerle sağlığına kavuştu. Erken teşhis ve doğru müdahale ile yaşam şansı artırıldı.
Google News'te Abone Ol

KKTC'den gelen Hasan Hacıarifoğlu'na, anne karnındayken yapılan testler sonucunda doğuştan kalp hastalığı tanısı konuldu. Fetal ekokardiyografi incelemesinde Ventriküler Septal Defekt (VSD) ve Pulmoner Atreziye (PA) yakın pulmoner hipoplazi tespit edildi. Bu ciddi sağlık durumu nedeniyle Hasan bebek, doğum sonrası yakından izlenmeye alındı. Şu anda 13 aylık olan Hasan Hacıarifoğlu’na, Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır tarafından iki kez stent uygulanarak akciğer damarlarının gelişimi desteklendi. Böylece cerrahi müdahalenin güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için uygun şartlar oluşturuldu. Uygulanan tedavi ve Prof. Dr. Sertaç Çiçek’in gerçekleştirdiği cerrahinin ardından Hasan bebek, sağlıklı bir geleceğe sahip oldu.

Cerrahi Konsey Kararıyla İzlem

Memorial Ataşehir Göztepe Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, durumu şu şekilde değerlendirdi: "Hasan bebeğin kalp hastalığı anne karnındayken tespit edildi. Doğum sonrası acil müdahale gerekebileceğini öngördük. Doğum sonrası değerlendirmelerde tanıyı doğruladık ve hastamızı yoğun bakımda yakından izledik. İlk incelemelerde akciğerlere giden ana damarların gelişmemiş olduğunu gördük. Cerrahi konsey kararıyla yakın izlem tercih edildi."

Hasan'ın yaklaşık 40 günlükken yeniden değerlendirilmesi sonucunda akciğer damarlarının yeterince gelişmediği, çaplarının 1,5 milimetreden daha küçük olduğu belirlendi. Damar çaplarının çok küçük olması nedeniyle açık cerrahinin yüksek risk taşıdığı düşünülerek girişimsel tedaviye yönelindi. Hasan bebeğe, yaşamının 50'nci gününde sağ ventrikül çıkım yoluna ilk stent işlemi uygulandı. Takip sürecinde, akciğer damarlarının çapı 3-4 milimetreye ulaştı, ancak bu hala ameliyat için yeterli değildi. Hasan'ın büyümesi nedeniyle ikinci bir stent ihtiyacı doğdu ve bu işlem 6 aylıkken gerçekleştirildi. Tüm bu girişimsel işlemler, Hasan'ı cerrahiye güvenli bir şekilde hazırladı.

Kalıcı Cerrahi İçin Doğru Zaman Beklendi

13 aylık olduğunda yapılan değerlendirmelerde, Hasan'ın cerrahi tedavi için uygun koşullara ulaştığı belirlendi. Öncelikle üçüncü bir anjiyografi yapılarak aortadan akciğerlere giden anormal damarlar kapatıldı. Ardından Prof. Dr. Sertaç Çiçek tarafından gerçekleştirilen açık kalp ameliyatı ile kalpteki yapısal bozukluklar onarıldı ve normal kan dolaşımı sağlandı. Bu süreç, ağır doğumsal kalp hastalıklarında erken tanı ve doğru zamanlamanın hayati önemini bir kez daha ortaya koydu. Küçük kalp savaşçısı Hasan, erken tanının, zamanında yapılan doğru girişimsel işlemlerin ve uygun zamanda gerçekleştirilen cerrahinin, ağır doğumsal kalp hastalıklarında çocukların yaşam şansını artırdığını gösteren çok değerli bir örnek teşkil etmektedir.

Küçük Kalp İçin Büyük Bir Cerrahi Adım

Cerrahi süreci değerlendiren Prof. Dr. Sertaç Çiçek, doğumsal kalp cerrahisinde esas olanın tek bir operasyon değil, doğru planlama ve güçlü ekip çalışması olduğunu vurguladı: "Günümüzde doğumsal kalp hastalıklarının büyük bir bölümü, uygun merkezlerde cerrahi ya da girişimsel yöntemlerle başarıyla tedavi edilebiliyor. Son yıllardaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde, geçmişte yüksek risk taşıyan pek çok kalp kusuru artık güvenle onarılabiliyor. Rutin kabul edilen ameliyatlar bile, her hastada farklı anatomik ve fizyolojik özellikler taşıdığı için titiz bir değerlendirme ve kusursuz ekip uyumu gerektiriyor. Cerrahiden yoğun bakıma, anesteziden hemşirelik bakımına kadar uzanan bu çok disiplinli yaklaşım sayesinde, çocuklar için güvenli ve sağlıklı bir gelecek inşa etmek mümkün. Aileler için en önemli nokta, çocuklarının doğru merkezde, deneyimli ve multidisipliner ekipler tarafından değerlendirilip tedavi edilmesidir."

İçimde Hep Güçlü Bir Umut Vardı

Hasan bebeğin annesi Eda Hacıarifoğlu, yaşadıklarını "Hasan’ın kalp hastalığı anne karnındayken Kıbrıs’ta tespit edildi. O süreçte hamileliğin sonlandırılması önerildi, ancak ben bunu asla düşünmedim. İçimde hep güçlü bir umut vardı. Doğumdan sonra zorlu bir sürecin bizi beklediğini biliyordum, ama buna hazırdım. Ailem ve eşimin desteğiyle bu süreci çok güzel yönettik. En başından itibaren Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır’a büyük bir güven duyduk; her aşamada bizi detaylı bilgilendirmesi bize güç verdi. Cerrahi aşamasında Prof. Dr. Sertaç Çiçek’e de aynı güvenle inandık. Bugün geldiğimiz noktada en büyük mutluluğum, oğlumun diğer çocuklar gibi fiziksel gelişiminin geride kalmayacak olması. Onun geleceğe umutla, korkmadan ve özgürce adım atacak bir çocuk olacağını bilmek, yaşadığımız tüm zorluklara değdiğini hissettiriyor." şeklinde ifade etti.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin