İzmir Alaçatı'da Ot Festivali'nin Doğuşunu Anlatan Söyleşi Gerçekleşti

İzmir'in Alaçatı beldesinde düzenlenen Uluslararası Alaçatı Ot Festivali kapsamındaki söyleşide, festivalin doğuş hikâyesi ve gelişim süreci katılımcılarla paylaşıldı. Moderatör Tülin Onaner'in yönettiği etkinliğe Saime Şahin, Yaprak Uziş, Güler Köstem ve Aysun Yenice gibi isimler katıldı. Programın final bölümünde ise Ayhan Sicimoğlu deneyimlerini aktardı.

İzmir Alaçatı'da Ot Festivali'nin Doğuşunu Anlatan Söyleşi Gerçekleşti
İzmir'in Alaçatı beldesinde düzenlenen Uluslararası Alaçatı Ot Festivali kapsamındaki söyleşide, festivalin doğuş hikâyesi ve gelişim süreci katılımcılarla paylaşıldı. Moderatör Tülin Onaner'in yönettiği etkinliğe Saime Şahin, Yaprak Uziş, Güler Köstem ve Aysun Yenice gibi isimler katıldı. Programın final bölümünde ise Ayhan Sicimoğlu deneyimlerini aktardı.

Festivalin Başlangıcı ve Gelişimi

Söyleşinin başlangıcında Tülin Onaner, "Alaçatı", "Ot" ve "Festival" kelimelerinin birleşimiyle etkinliğin ortaya çıktığını ifade etti. İlk yıllarda sadece bir gün süren festivalin, Pazaryeri Camii önünde gerçekleştirildiğini belirten Onaner, hazırlanan sofraların sanat eseri niteliğinde olduğunu vurguladı.

Festivalin zamanla büyüdüğüne dikkat çeken Onaner, bu süreçte gönüllülük ve dayanışmanın büyük rol oynadığını dile getirdi. Ayrıca, Alaçatı’ya yerleşme sürecinin de bölgenin kendine özgü ruhuyla ilişkili olduğunu ifade etti.

Festival Fikrinin Ortaya Çıkışı

Onaner, "Bir Konu Bir Konuşmacı" adı altında başlayan sohbet etkinliklerinin, festival fikrine dönüştüğünü belirtti. Özellikle Aysun Yenice’nin otlar konusundaki bilgi birikimiyle önemli katkılar sağladığını kaydetti.

İlk kortejden yemek tariflerinin hazırlanmasına kadar pek çok aşamada gönüllülerin yoğun emek verdiğini vurgulayan Onaner, festivalin her aşamasının sevgiyle hayata geçirildiğini ifade etti.

Amatör Ruhla Başlangıç

Yaprak Uziş, festivalin ana amacının bölgeye katkı sağlamak olduğunu belirtti. Bahar aylarında Alaçatı’yı canlandırmak, endemik bitkileri tanıtmak ve yerel mutfağı öne çıkarmak istediklerini aktaran Uziş, organizasyonun ilk yıllarında tamamen amatör bir ruhla hareket ettiklerini ifade etti.

Uziş, ilk zamanlarda gelen gazetecileri ağırlamakta zorlandıklarını ancak bugün gelinen noktanın bu çabanın bir sonucu olduğunu söyledi.

Tanıtımda Fotoğrafların Rolü

Fotoğraf sanatçısı Saime Şahin, festivalin tanıtım sürecine fotoğraf sergileriyle katkıda bulunduğunu anlattı. 2011 yılında açtığı ilk sergiyle başlayan sürecin, zamanla geniş kitlelere ulaştığını belirten Şahin, çektiği fotoğrafların ulusal basında yer almasının festivalin bilinirliğini artırdığını ifade etti.

Şahin, festival kapsamında toplam beş sergi düzenlediğini ve artık bu görevi gençlere devretmeye başladığını söyledi.

Alaçatı'nın Ruhunu Koruma

Güler Köstem, Alaçatı’nın korunmuş dokusunun kendisini etkilediğini belirterek, bu durumu "Alaçatı ruhu" olarak tanımladı. Festival sürecinde sanat ve kültür etkinliklerine ev sahipliği yaptıklarını ifade eden Köstem, organizasyonun sürdürülebilirliğinin önemine dikkat çekti.

Köstem, ayrıca festivalin gelişiminde Tülin Onaner’in liderliğinin belirleyici olduğunu vurguladı.

Ot Bilgisi Nesiller Arası İletişim

Aysun Yenice, hem sanatçı hem de doğayla iç içe büyümüş biri olarak festivale dahil olma sürecini aktardı. Ot yarışmasına katılmasıyla başlayan yolculuğunun, çocuklara yönelik eğitimlerle devam ettiğini belirten Yenice, gençlere doğada ot tanıma ve kullanma bilgisi aktardıklarını ifade etti.

Yıllar içinde toplanan ot çeşitlerinin sayısının arttığını dile getiren Yenice, festivalin bilgi paylaşımı açısından da önemli bir platform haline geldiğini belirtti.

Girit'ten İlham, Alaçatı'da Festival

Ayhan Sicimoğlu, festival fikrinin ortaya çıkışında Girit’te yaptığı çekimlerin etkili olduğunu ifade etti. Girit’teki ot yemeklerinden ilham aldığını söyleyen Sicimoğlu, Alaçatı’da yapılan ilk etkinliklerin ardından yarışma fikrinin doğduğunu aktardı.

İlk festivale yaklaşık bin 200 kişinin katıldığını belirten Sicimoğlu, bugün bu sayının milyonlara ulaştığını kaydetti.

Kültürel Dayanışmanın Önemi

Festivalin en önemli yönlerinden birinin toplumsal birliktelik olduğunu vurgulayan Sicimoğlu, bu tür organizasyonların gönüllülük ve dayanışma ile büyüdüğünü ifade etti. Festivalin sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda kültürel bir paylaşım alanı olduğunu dile getirdi.

Gelecek Projeleri: Tarım Koleji

Söyleşide geleceğe yönelik projeler de ele alındı. Tülin Onaner ve Ayhan Sicimoğlu’nun birlikte üzerinde çalıştığı "Tarım Koleji" projesi dikkat çekti. Çeşme’de kurulması planlanan kolejin, uluslararası standartlarda eğitim vermesi hedefleniyor.

Katılımcılar, bu projenin hayata geçmesiyle hem tarım hem de eğitim alanında önemli bir adım atılacağını belirtti.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin