Hızar, yaptığı açıklamada, "Bu tür acı olaylar hepimizi derinden yaralıyor. Devletimizin gerekli adımları attığına inanıyoruz. Ancak bu süreçte yalnızca kurumların değil, ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun tüm paydaşlarının birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.
Çocukların karşılaştığı risklere dikkat çeken Hızar, dijital içeriklerin, sosyal medyanın ve televizyon yayınlarının daha bilinçli bir şekilde ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Son dönemde bu alanlarda atılan adımların önemli olduğunu belirten Hızar, denetim ve bilinçlendirme çalışmalarının artırılmasının faydalı olacağını ifade etti. Ayrıca, sosyal medyanın bilinçli kullanımının önemine de değinerek, "Çocuklarımızın güvenli bir dijital ortamda büyümesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu noktada kamu otoritelerinin ve ailelerin dikkatli ve bilinçli yaklaşımı büyük önem taşımaktadır" dedi.
Eğitim kurumlarının güvenliğinin artırılmasına yönelik çalışmalara da dikkat çeken Hızar, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve risk altındaki çocukların erken tespit edilmesinin önemini vurguladı. Hukuki düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hızar, daha dengeli bir yaklaşım gerektiğini belirterek, "Çocukların korunması temel önceliğimizdir. Aynı zamanda toplum güvenliğini güçlendirecek ve caydırıcılığı artıracak düzenlemelerin de sağduyulu bir şekilde ele alınması önemlidir" ifadesini kullandı.
Birlik ve beraberlik mesajı veren Hızar, "Bu acılar hepimizin ortak acısıdır. Devletimizle, milletimizle el ele vererek çocuklarımızın daha güvenli, sağlıklı ve umut dolu bir geleceğe ulaşması için birlikte çalışmalıyız" diye ekledi.
