İlhan Uğur Yazar, 1997 yılında dünyaya gelen kızına 1,5 yaşında otizm tanısı konulmasının ardından zorlu bir süreçle karşılaştı. Bu süreçte, müziği bir iletişim aracı olarak kullanmaya karar veren Yazar, kızının ritim egzersizleri, ses tekrarları ve etkileşimli oyunlar yoluyla müzikle bağ kurmasını sağladı. Bunun sonucunda genç kız, sosyal hayata katılmaya başladı ve iletişim becerilerini geliştirdi. Zamanla okumayı öğrenen genç, Güzel Sanatlar Lisesi'ni kazanarak konservatuvara kabul edildi ve TRT Gençlik Korolarında korist olarak görev aldı.
Yazar, kendi çocuğunda elde ettiği bu başarıyı diğer çocuklarla paylaşmak amacıyla "Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi (BEMÜTER)" modelini geliştirdi. Bu model kapsamında 5 otizmli öğrenci ve aileleri ile gerçekleştirilen 6 aylık bilimsel çalışma, otizmli çocukların sosyal uyum ve iletişim becerilerinde yüzde 25 oranında bir gelişim gözlemlendi.
Kızının otizmli olduğunu öğrendikten sonra her şeyin değiştiğini ifade eden Yazar, "Süreç, 1997’de kızımın doğumuyla başladı. Ancak otizmli olduğunu öğrendiğimizde her şey değişti. Çareler aramaya başladık. Ben de en iyi bildiğim şeyin müzik olduğunu düşündüm. Evde kızımla bolca vakit geçirdik, şarkılar söyledik. Kızım müzikle bir bağ kurmaya başladı. Bu bağ sayesinde onunla iletişimimiz güçlendi. Önce seslerle ve hecelerle karşılık vermeye başladı, ardından konuşmaya başladı. En iyi yaptığım şey müzikti; oyunlar oynadık, müzikal çalışmalar yaptık, notasyonlar ürettik. Bu süreçle birlikte kızım küçük küçük okumaya da başladı. Süreç, Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazanması ve ardından konservatuvar okumasına kadar ilerledi" şeklinde konuştu.
Doğru yöntemlerle süreci iyi yönetenlerin avantaj sağlayacağını belirten Yazar, "Biz 1,5 yaşına kadar hiçbir şey anlamadık. Ancak seslere tepki vermemesi, kendi etrafında dönmesi ve tekrarlayan hareketleri dikkat çekince bir uzmana başvurduk ve kızımızın otizmli olduğunu öğrendik. Sonrasında ne yapacağınızı bilemediğiniz bir süreç başlıyor. Doğru yöntemleri bulup bu süreci iyi yönetenler avantaj sağlıyor" dedi.
Kızının sosyal hayata karıştığını ifade eden Yazar, "Kızımda ‘Absolut kulak’ dediğimiz durum da var. TRT Gençlik Korolarında korist olarak bulundu. Şu anda sosyal hayata karışmış bir birey haline geldi. Tüm ailelerin bu konuda cesaretlenmesi lazım. Çocuklarıyla çok fazla ilgilenmeleri gerekiyor. Biraz abartmak lazım; yapılan en küçük şeyi bile çok değerli görüp ödüllendirmek onların gelişimi için büyük bir destek sağlıyor" diye konuştu.
Yazar, kendi çocuğuyla başlayan sürecin zamanla akademik bir çalışmaya dönüştüğünü belirtti. "Kızımla başlayan bu süreçten sonra çok sayıda otizmli çocukla çalıştım. Piyano çaldık, şarkılar söyledik ve bunu müzik terapi olarak devam ettirdik. Akademik çalışmamızda 5 öğrenciyle yaklaşık 6 aylık bir süreç yürüttük ve aileleri de bu sürece dahil ettik. Bu çalışmanın sonunda otizm şiddetinde yaklaşık yüzde 25’lik bir azalma gözlemledik. Aynı zamanda çocukların iletişim becerilerinde ciddi bir gelişim olduğunu gördük. Bu sonuçların daha geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.
Çalışmayı kitap haline getiren yayınevi sahibi Serkan Korkmaz, elde edilen sonuçlara rağmen yöntemin yeterince geniş kitlelere ulaşmadığını ifade etti. Korkmaz, "Otizm terapisi alanında yüzde 25’lik bir gelişme sağlayan bir çalışmanın toplumda bilinmemesi gerçekten büyük bir eksiklikti. Bu bilgi adeta bir hazineydi. Biz de bu nedenle çalışmayı kitaplaştırarak daha geniş kitlelere ulaştırmak istedik. Bu çalışmayı ‘BEMÜTER’ adıyla kitaplaştırdık. Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi yöntemiyle yürütülen 6 aylık süreçte otizm şiddetinde yüzde 25 azalma, iletişim ve bilişsel becerilerde gelişim elde edildi. Bu değerlendirmeler uluslararası ölçeklerle ve bağımsız uzmanlar tarafından yapıldı" ifadelerini kullandı.
