Omuz ağrısının yalnızca sporcularda değil, masa başında çalışanlardan ev hanımlarına kadar geniş bir kesimde görüldüğünü ifade eden Darıca Büyük Anadolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Aydın, bu sorunun günlük yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Aydın, omuz ağrısının çoğu zaman basit bir kas zorlanması olarak algılandığını, ancak özellikle gece uykudan uyandıran ağrılar ve kolun yukarı kaldırılmasında yaşanan zorlukların daha ciddi sorunların habercisi olabileceğine dikkat çekiyor.
Omuz ekleminin vücudun en geniş hareket açıklığına sahip eklemi olduğunu belirten Aydın, bu nedenle yaralanmalar ve dejeneratif sorunlara açık hale geldiğini vurguladı. Klinik pratiğinde en sık karşılaşılan problemler arasında rotator cuff yırtıkları, omuz sıkışma sendromu ve tekrarlayan omuz çıkıkları yer alıyor.
Artroskopik yöntemlerin, omuz cerrahisinde son yirmi yılda en önemli gelişmelerden biri olduğunu ifade eden Aydın, bu yöntemin "kapalı omuz ameliyatı" olarak bilindiğini belirtiyor. Artroskopi, küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletlerle eklemin görüntülenmesini ve tedavi edilmesini sağlıyor.
Günümüzde artroskopik cerrahinin birçok omuz hastalığında standart tedavi yöntemi haline geldiği ifade ediliyor. Özellikle tendon yırtıkları, omuz sıkışma sendromu ve donuk omuz gibi hastalıklarda başarılı sonuçlar veriyor.
Aydın, artroskopik yöntemlerin daha az doku hasarı oluşturması, ameliyat sonrası ağrının daha düşük seviyelerde seyretmesi ve iyileşme sürecinin daha hızlı ilerlemesi gibi avantajlara sahip olduğunu dile getiriyor. Ayrıca enfeksiyon riskinin azalması ve rehabilitasyon sürecinin daha konforlu geçmesi de önemli avantajlar arasında yer alıyor.
Uzman, omuz ağrılarının uzun süre ihmal edilmesinin tedavi sürecini zorlaştırabileceğini vurguluyor. Özellikle gece ağrısı yaşayan, kolunu kaldırmakta zorlanan veya spor sırasında ani yaralanma yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden ortopedi uzmanına başvurması gerektiğinin altını çiziyor.
Modern omuz cerrahisinin artroskopik tekniklerle önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Aydın, hastaların minimal invaziv yöntemlerle daha kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiklerini ifade ediyor. Erken tanı ve doğru tedavi, omuz fonksiyonlarının korunmasında kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.
