2015 yılında hizmete giren Türkiye’den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Su Temin Projesi, 11 yıllık süreçte bölgenin içme suyu ihtiyacını karşılama konusunda önemli bir rol üstlenmiştir. "Asrın Projesi" olarak adlandırılan bu yatırım, Türkiye’nin Mersin iline bağlı Anamur'daki Alaköprü Barajı’ndan temin edilen suyu, deniz tabanına askılı boru sistemi ile 80 kilometre uzunluğundaki hat üzerinden Geçitköy Barajı’na ulaştırmaktadır. Bu proje, dünyada deniz altından su taşınan ilk sistem olma özelliğine sahiptir.
Projenin temelleri 7 Mart 2011’de Anamur’da atılmış ve Geçitköy Barajı’nın inşaatı 30 Mart 2012’de başlamıştır. İlk suyun Geçitköy Barajı’na ulaşması ise 9 Ekim 2015’te gerçekleşmiş ve proje aynı yıl resmi olarak hizmete alınmıştır. Toplamda 106 kilometre uzunluğundaki hat, Türkiye tarafında 23 kilometre, deniz geçişinde 80 kilometre ve KKTC tarafında 3 kilometre uzunluğundadır. Deniz geçişinin 66,5 kilometrelik kısmı ise askılı boru sistemi ile inşa edilmiştir.
Alaköprü Barajı, 130,5 milyon metreküp su depolama kapasitesine sahipken, Geçitköy Barajı’nın kapasitesi 26,5 milyon metreküptür. Proje çerçevesinde KKTC’ye her yıl 75 milyon metreküp su ulaştırılmakta, bunun 37,76 milyon metreküpü içme ve kullanma suyu, 37,24 milyon metreküpü ise tarımsal sulama amacıyla kullanılmaktadır.
KKTC’de su arz güvenliğini sağlamada önemli bir unsur olan bu proje, özellikle kurak dönemlerde bölgenin su ihtiyacını karşılamada büyük katkı sağlamaktadır. Projenin 11. yılı dolayısıyla, üreticiler ve yerel yöneticiler, Türkiye'den gelen suyun hayatlarını nasıl etkilediğini ifade ederek, bu projenin önemine vurgu yaptılar.
Üreticiler, Türkiye’den gelen su sayesinde ürün kalitesinin arttığını ve günlük yaşamda su sıkıntısının ortadan kalktığını belirttiler. Örneğin, Mehmet Altan, "Türkiye’den gelen su 1. sınıf" diyerek, önceden yer altından su çekerken karşılaştıkları sorunları anlattı. Bülent Noburdalı ise, kuraklık nedeniyle suyun öneminin arttığını ve projenin batıya doğru genişlemesini umduğunu dile getirdi.
Evlerde kullanılan suyun kalitesinin de yükseldiğini dile getiren Noburdalı, geçmişte yaşanan elektrik kesintilerinin sulama sürecini olumsuz etkilediğini ifade etti. Şimdi ise suyun kesintisiz olarak temin edildiğini belirtti. Savaş Aydın, Türkiye’den gelen suyun tarım ve günlük yaşamda sağladığı katkıları değerlendirerek, projenin dağıtım sürecinin de önemine dikkat çekti.
Mehmet Turay, Türkiye hükümetine teşekkür ederek, "Türkiye’den gelen su, ağaçlarımızı kurtardı" dedi. Mücahit Rüstemoğlu ise, suyun gelmesiyle tarımda büyük değişiklikler yaşandığını ifade etti. Ali Alioğlu, suyun stratejik önemine dikkat çekerek, Güzelyurt Havzası’na suyun ulaşmasının tarımsal üretimde önemli bir artış sağladığını belirtti.
Ferhat Soral, Türkiye’den gelen suyun hem üretime hem de ekonomiye katkı sağladığını vurguladı. Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Türkiye’nin böyle bir projeyi hayata geçirmesinin KKTC için bir fırsat olduğunu belirterek, suyun doğru yönetilmesinin önemine dikkat çekti. Özçınar, sürdürülebilir bir su yönetimi için geri dönüşüm suyunun tarımda kullanılması gerektiğini ifade etti.