İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gökay Keldal, 6 Şubat depremlerinin ardından geçen üç yılın değerlendirmesini yaparak, Malatya'da toplumun psikolojik olarak hızlı bir iyileşme sürecine girdiğini belirtti. Depremin yalnızca bir doğa olayı değil, insan hayatında derin izler bırakan travmatik bir süreç olduğunu dile getiren Keldal, kayıplara rağmen insanların iyileşme gösterdiğini ifade etti.
Depremin ardından bireysel ve toplumsal düzeyde zorlu bir süreç yaşandığını kaydeden Keldal, "Depremle birlikte insanlar konfor alanlarının dışına çıktı. Alışkanlıklar bozuldu, rutinler kayboldu. Bu durum, psikolojik sağlamlığı zayıflattı. Ancak insan uyum sağlayabilen bir varlık. Yaşanan tüm kayıplara rağmen hayata devam edebilme gücümüz var" dedi.
Doç. Dr. Keldal, Malatya'da yaşanan göç dalgası ve yeniden düzen kurma çabasının başlangıçta yıpratıcı olduğunu ancak zamanla iyileşmeyi beraberinde getirdiğini vurguladı. "Travma sonrası stres belirtilerinden beklenenden daha hızlı sıyrıldığımızı düşünüyorum. İnşaatların hızlanması ve insanların yeniden yerleşik hayata dönmesi iyileşme sürecini ciddi anlamda hızlandırdı" ifadelerini kullandı.
Psikoloji biliminde "dibe vuranın hızlı toparlanması" yaklaşımına dikkat çeken Keldal, deprem sonrası yaşanan yoğun olumsuz duyguların ardından toplumda belirgin bir toparlanma gözlemlendiğini belirtti. İyimserliğin, mutluluk için önemli bir ölçüt olduğunu vurgulayan Keldal, "Şartları kabul edip bu şartlar içinde bir şeyler yapmaya çalışmak, depremin etkilerini azaltmada önemli bir adımdır" dedi.
Keldal, topluma da çağrıda bulunarak, her bireyin depremden farklı düzeylerde etkilendiğini hatırlattı. "Herkes aynı kaybı, aynı ekonomik zorluğu yaşamadı. Psikoloji bilimi, her bireyin kendine özgü olduğunu kabul eder. Her birey kendine özgü özelliklere sahiptir. Depremin bende bıraktığı etkiyle Malatya'da herhangi bir kişide bıraktığı etki aynı değildir" şeklinde konuştu.