Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde, üzüm sektörünün geleceğine dair önemli başlıkların tartışıldığı "Üzümde Rekolte ve Kalıntı Yönetimi Toplantıları" gerçekleştirildi. Gün boyunca süren etkinlikte, sabah oturumunda ilçe müdürleriyle değerlendirme yapıldı, öğleden sonraki oturumda ise sektör temsilcileri, üretici örgütleri ve ihracatçılar bir araya geldi.
Toplantıda bağcılıkta sürdürülebilir üretim, rekolte artışlarının sektöre etkileri ve bu durumun yönetilmesi için alınabilecek önlemler değerlendirildi. Üretim planlaması, ürün değerlendirmesi ve pazarlama imkanlarının geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.
Programın önemli gündem maddelerinden biri de kalıntı yönetimi oldu. İhracatta sorun yaratan pestisit kalıntılarının önlenmesi için yürütülen çalışmalar ele alınırken, biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin yaygınlaşması, bitki koruma ürünlerinin bilinçli kullanımı, hasat öncesi denetimler ve izlenebilirlik uygulamaları hakkında bilgiler verildi.
Kalıntı ile Mücadele
Toplantıda konuşan TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, dünya pazarlarında rekabet gücünü korumak için pestisit kalıntısı sorunuyla mücadele edilmesinin zorunlu hale geldiğini ifade etti.
Sorunun sadece üreticilerin sorumluluğunda kalamayacağını belirten Şen, biyoteknik mücadele uygulamalarının teşvik edilmesi ve kalıntı sorununa karşı kapsamlı bir devlet politikası geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Güvenli üretim için devlet, tarımsal kuruluşlar ve üreticilerin bir arada çalışması gerektiğini ifade etti.
TMO'nun Rolü
Bu yıl bağlarda yüksek rekolte bekleniyor. Bu nedenle, üreticilerin fiyat baskısıyla karşılaşmaması için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) aktif rol alması gerektiğini dile getiren Şen, TMO'nun hasat öncesi maliyetleri karşılayacak güçlü bir taban fiyat açıklaması yapmasının önemine dikkat çekti.
Şen, "TARİŞ olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Ancak TMO'nun varlığı piyasanın en büyük sigortasıdır. Aynı zamanda potansiyel bir ihracatçı olarak sektöre güç katacaktır." dedi.
Üretim Modeli ve Tüketim Artışı
Dünya kuru üzüm piyasasında liderliği korumanın zorlaştığını belirten Şen, geleneksel pazarlardaki daralma ve artan lojistik maliyetlerin ihracatı olumsuz etkilediğini söyledi.
Çözümün kalıntıdan arınmış, kaliteli ve kontrollü üretimi esas alan "3 K’lı üretim modeli"nden geçtiğini kaydeden Şen, Uzak Doğu başta olmak üzere alternatif pazarlara yönelik daha güçlü devlet desteği ve diplomatik girişimlere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Türkiye’nin kuru üzümün anavatanı olmasına rağmen iç tüketimin yetersiz kaldığını da vurgulayan Şen, dünyada kişi başına yıllık kuru üzüm tüketiminin yaklaşık 1 kilogram seviyesinde olduğunu, Türkiye’de ise bu rakamın 250-300 gramda kaldığını belirtti.
Kuru üzüm tüketiminin artırılması için okullarda dağıtım, uçak yolcularına ikram ve yardım paketlerinde yer alması gibi projelerin yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini dile getiren Şen, Ür-Ge ve Ar-Ge çalışmalarının da devam ettiğini vurguladı.
Toplantıya Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Tarık Memiş, Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Akay Ünal, ilçe tarım müdürleri, oda, borsa ve birlik başkanları ile sektör paydaşları katıldı.
