Ramazan ayında, uzun süreli açlık ve susuzluğun vücudun metabolik dengesini değiştirdiğini belirten Arabalı, bu dönemde yetersiz beslenmenin halsizlik, kan şekeri dengesizliği ve kilo artışı gibi sorunlara yol açabileceğini söyledi.
Uzun süre aç kalan vücudun, aşırı yemek tüketimi sonrası sindirim sorunları yaşayabileceğini vurgulayan Arabalı, "Oruç sırasında vücudun enerji üretiminde bazı fizyolojik değişiklikler yaşanır. İlk saatlerde karaciğerde depolanan glikojen kullanılır. Ardından enerji kaynağı olarak yağ depoları devreye girer. Uzun süre açlığın ardından hızlı yemek yemek, kan şekerinde ani yükselmeye sebep olabilir. Bu durum halsizlik, baş ağrısı ve sindirim sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle Ramazan'da dengeli ve kontrollü beslenmek son derece önemlidir" dedi.
İftarın hafif ve kontrollü açılması gerektiğine dikkat çeken Arabalı, "Oruç açarken su ve 1-2 adet hurma ile başlanması tavsiye edilir. Ardından hafif bir çorba içilmesi sindirim sistemini hazırlamaya yardımcı olur. Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika beklemek, mideyi rahatlatır ve aşırı yeme ihtimalini azaltır" şeklinde önerilerde bulundu.
İftar öğününde dengeli bir tabak oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Arabalı, protein, lif ve kompleks karbonhidratların birlikte tüketilmesinin önemini vurguladı. "Izgara tavuk, balık veya yağsız kırmızı et gibi protein kaynakları tercih edilmeli. Bunun yanında bol salata ve sebze tüketilmeli; tam tahıllar veya bulgur gibi kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir. Beyaz ekmek, pide ve şerbetli tatlılardan aşırı kaçınılmalıdır" dedi.
Tatlı tüketiminin sınırlı olması gerektiğini belirten Arabalı, "Tatlılar haftada 1-2 kez ile sınırlandırılmalı. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, güllaç veya meyve ve yoğurt tercih edilmelidir. Ayrıca tatlılar iftardan hemen sonra değil, en az 1-2 saat sonra tüketilmelidir" diye ekledi.
Sahur öğününün atlanmasının metabolizmayı olumsuz etkilediğini ifade eden Arabalı, "Sahuru sadece su içerek geçiştirmek metabolizmayı yavaşlatabilir ve gün içinde halsizlik yaratabilir. Sahurda protein kaynakları olarak yumurta, peynir ve yoğurt tercih edilmelidir. Bununla birlikte tam tahıllar, yulaf ve bol yeşillik içeren dengeli bir tabak oluşturulmalıdır" ifadelerini kullandı.
Su tüketiminin önemine dikkat çeken Arabalı, "Günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketimine özen gösterilmelidir. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz ve aşırı kafein tüketimi sıvı kaybını artırabilir" uyarısında bulundu.
İftar sonrası hafif fiziksel aktivitenin önemli olduğunu vurgulayan Arabalı, "İftar sonrası 30 dakikalık hafif tempolu yürüyüş, sindirimi kolaylaştırır ve kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur" dedi.
Bazı hastalık gruplarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Arabalı, diyabet, hipertansiyon, gebelik ve emzirme dönemindeki bireylerin oruç konusunda hekim kontrolünde karar vermelerini önerdi. "Ramazan ayında sağlıklı bir beslenme planı oluşturulduğunda hem metabolizma korunabilir hem de daha dengeli bir oruç süreci geçirebilir" dedi.
