81 yaşındaki Abidin Uzun, Sakarya'da 1957 yılında ilkokulu bitirdiği gün çırak olarak ayakkabıcılık mesleğine giriş yaptı. 10 metrekarelik dükkanında her gün tezgahının başına geçerek mesleğini sürdüren Uzun, çırak yetişmemesi ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle zanaatının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Uzun, "Biz son nesil olarak kaldık" ifadesini kullandı.
Mesleğe Giriş Hikayesi
Uzun, ilkokulun kapandığı 1957 yılının haziranında mesleğe adım attığını belirtti. Dönemin kısıtlı imkanlarında meslek seçmenin zor olduğunu ifade eden Uzun, "O zamanlar 5 meslek vardı; terzi, ayakkabıcı, berber, marangoz ve demirci. Bunlardan birini seçmek zorundaydık" dedi. Uzun, el emeğine dayalı işlerin sınırlı kazanç sağladığını, bu nedenle mesleğini sevmesine rağmen zorlandığını vurguladı.
Makineleşme ve Gelecek Kaygısı
Uzun, sektördeki makineleşmenin derinleştiğini ve çıraklık dönemlerinin artık geride kaldığını aktardı. Artan maliyetlerin yanı sıra gençlerin zanaat öğrenmek yerine farklı sektörlere yöneldiğini belirten Uzun, mesleğin geleceği için kaygı duyduğunu ifade etti. "Makineleşmeye ayak uyduran meslekler kazancını kaybeder. Bugünkü şartlarda dükkan kiraları çok yüksek, kazançlar düşüyor. Bu meslek yok olmaya yüz tutuyor. Bizim ustalarımız gitti, biz son nesil olarak kaldık" şeklinde konuştu.
Uzun, gençlerin daha az yorgunluk gerektiren ve daha iyi kazanç sağlayan işlere yöneldiğini, bu durumun da el emeği gerektiren mesleklerin geleceğini olumsuz etkilediğini belirtti. "Gençler sabah 8'de işbaşı yapıyor, akşam 5'te paydos ediyor. Onlar da haklı" diyerek durumun zorluğuna dikkat çekti.