Ballıca Mağarası, doğal oluşumları ve sağlık turizmine katkısıyla ön plana çıkıyor. Ziyaretçiler, burada astım ve KOAH hastalığına iyi geldiği bilinen havayı solumak amacıyla geliyor. Mağara, 3 buçuk milyon yıllık geçmişiyle dikkat çekiyor. Rehber Ali Uçan, burada oluşan sarkıtların bir küp şekeri büyüklüğüne ulaşmasının 50-75 yıl sürdüğünü belirtiyor. Her bir oluşum, büyük bir doğa mirası sayılıyor.
Mağara, sağlık açısından da önemli bir yere sahip. Uçan, astım ve KOAH hastalarının mağarayı tedavi amaçlı ziyaret ettiğini ifade ediyor. Mağara içinde dinlenme alanları mevcut olup, buraya gelen hastalar rahat bir şekilde nefes alabiliyor. Bazı hastaların burada 6 ay boyunca ilaç kullanmadıklarını söylediklerini aktarıyor.
Ballıca Mağarası'nın karstik yapısı ve ana kayanın kireç taşından oluşması, doğal güzelliklerini artırıyor. Yatayda 680 metre, dikeyde ise 75 metre derinliğe sahip olan mağaranın sadece 680 metrelik kısmı gezilebiliyor. 2019 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren tek mağara olan Ballıca, doğa ve sağlık turizmi açısından büyük bir potansiyele sahiptir.
