Uzman, uydu radar tekniği kullanarak gerginlik haritaları çıkardıklarını ve Türkiye'nin jeolojik yapısının aktif bir deprem ülkesi olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kutoğlu, bilinen 500'den fazla fayın yanı sıra henüz keşfedilmemiş fay hatlarının da bulunduğunu belirtti. Leeds Üniversitesi ile yürütülen projede, radar interferometri tekniğiyle yer kabuğundaki hareketlerin anlık olarak izlenebildiğini söyledi.
Yıllık bazda en yüksek stres birikiminin Van'ın doğusunda yaşandığını belirten Kutoğlu, bu bölgede Çaldıran Fayı'nın da bulunduğunu ifade etti. Bu fayın geçmişte 1647 ve 1976 yıllarında kırıldığını ve 7.3 büyüklüğünde sarsıntılar ürettiğini hatırlattı. Ayrıca, Van bölgesinde 1881 ve 2011 yıllarında yıkıcı depremler meydana geldiğini söyledi. Çıkarılan haritalardaki kırmızı bölgelerin yüksek gerilim işaret ettiğini aktardı.
Prof. Kutoğlu, 6 Şubat 2023'te Hatay'da gerçekleşen depreme benzer bir durumun bu bölgede de yaşanabileceğine dikkat çekti. 250 kilometrelik alanın homojen bir kırmızı renge sahip olmasının, tüm fay sisteminin birbirleriyle bağlantılı çalıştığını gösterdiğini belirtti. Her yıl bu gerginliğin arttığını ifade eden uzman, bu durumun korkutucu olabileceğini vurguladı.
2011'deki Van depremi sonrası her şeyin bittiğinin düşünülmemesi gerektiğini vurgulayan Kutoğlu, o sarsıntının yalnızca küçük bir bölgeyi etkilediğini dile getirdi. Arka planda çok daha büyük bir mekanizmanın enerji biriktirmeye devam ettiğini söyledi. "2011'de burada bir deprem oldu. Her şey bittiği anlamına gelmiyor," diyen Kutoğlu, bölgedeki büyük sistemin çalışmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.