Türkiye’nin diri fay haritası uzun bir aradan sonra güncellendi. Yapılan çalışmalar sonucunda haritadaki diri fay sayısı 485'ten 700'e çıkarken, uzmanlar bu artışın yeni fay oluşumundan değil, mevcut fayların daha detaylı araştırmalarla tespit edilmesinden kaynaklandığını ifade etti. Demirtaş, "485 fay 700’e çıktı deniyor ancak bu faylar zaten vardı. Sadece daha önce haritalanmamış ya da aktif olup olmadığı net olarak ortaya konulamamıştı. Fay sayısının artması deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmiyor" dedi.
Fayların Tehlike Potansiyeli
Demirtaş, bir fayın tehlikesinin belirlenmesinde yıllık kayma hızı, deprem tekrarlama aralığı ve son deprem tarihi gibi verilerin önemli olduğunu vurguladı. Örneğin, 17 Ağustos 1999 depremini üreten İzmit segmentinin deprem tekrarlama aralığı yaklaşık 280 yıl olduğundan, bu segmentin yakın gelecekte benzer büyüklükte bir deprem üretmesinin beklenmediğini belirtti.
Gelecek 50 Yıldaki Beklentiler
Demirtaş, Türkiye’de son 126 yılda 7 ve üzeri büyüklükte yaklaşık 25 deprem üreten fayların da uzun süre yeniden büyük deprem üretmeyeceğini ifade etti. "Önümüzdeki 50 ila 100 yıl içinde 700 fayın büyük çoğunluğu deprem üretmeyecek. Önemli olan hangi fayların büyük deprem üretme potansiyeli taşıdığıdır" diye konuştu.
Bölgesel Riskler
Uzun süredir büyük deprem üretmeyen ve ‘sismik boşluk’ olarak tanımlanan bazı bölgelerde riskin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Demirtaş, Marmara Denizi, İznik-Mekece hattı, Gökova Körfezi, Girit çevresi, Antalya Körfezi, İskenderun Körfezi, Gölbaşı-Türkoğlu segmenti, Şemdinli, Yüksekova, Yedisu ve Ardahan çevresinin önümüzdeki dönemde dikkatle izlenmesi gereken alanlar arasında bulunduğunu söyledi.
Marmara'daki Belirsizlikler
Marmara bölgesindeki beklenen deprem hakkında da bilgi veren Demirtaş, bilim dünyasında farklı görüşlerin bulunduğunu ifade ederek, "Marmara’da 6.5’in üzerinde deprem olmayacağını savunanlar da var, 7.6, hatta 7.8 büyüklüğüne kadar çıkabileceğini söyleyenler de var. Bu durum Marmara’nın deprem tehlikesinin halen tam olarak çözülemediğini gösteriyor" dedi.
Kuzey Anadolu Fay Hattı
Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi içerisinden geçtiğinin kesin olduğunu belirten Demirtaş, "1766 yılından bu yana bölgede büyük bir deprem meydana gelmedi. Aradan yaklaşık 260 yıl geçti. Bu durum deprem olmayacağı anlamına gelmiyor. Aksine, büyük deprem üretme potansiyelinin sürdüğünü gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Tehlike Haritasının Güncellenmesi
2026 yılında güncellenen Diri Fay Haritası’nın ardından Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Demirtaş, "2018 yılında yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlike Haritası, 2012 tarihli Diri Fay Haritası esas alınarak hazırlandı. Yeni veriler doğrultusunda tehlike haritasının da güncellenmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.