Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Kılıç, uyku düzeninin önemli unsurlarından birinin karanlık ortam olduğunu vurguladı. Gece ışık altında uyumanın, uyku kalitesini olumsuz etkilediğini ifade eden Kılıç, “Göz yalnızca görme organı değil, aynı zamanda ışığı algılayarak beynin biyolojik saatini yönlendiren bir yapıdır” dedi.
Prof. Dr. Kılıç, gözün iç tabakası olan retinanın, ışığı algıladığında beyne ‘gündüz’ sinyali gönderdiğini ve bu durumun uyku hormonu melatoninin salgılanmasını baskıladığını dile getirdi. Özellikle televizyon, bilgisayar ve cep telefonlarından yayılan mavi ışığın, retina tarafından gündüz ışığı olarak algılandığını belirtti.
Gece ışık altında uyumanın, kişinin uyuduğunu sanmasına rağmen vücudun dinlenme moduna geçememesine neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kılıç, “Televizyon açıkken uyuyanlar veya yatmadan önce telefona bakanlar uyumuyor, yalnızca yatakta bekliyor” ifadelerini kullandı.
Televizyon ve Gece Lambası Uyarısı
Uyku kalitesini etkileyen unsurlar arasında televizyon ve gece lambasının varlığına dikkat çeken Kılıç, “Bu tür ışık kaynakları beyin tarafından gündüz olarak algılandığı için uyku kalitesini olumsuz etkiliyor” dedi. Melatoninin yalnızca uyku düzeni ile sınırlı olmadığını hatırlatan uzman, bu hormonun bağışıklık sistemi ve stres kontrolünde de kritik bir rol oynadığını belirtti.
Gece boyunca melatoninin baskılanmasının, zamanla kronik yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve hormonal düzensizliklere yol açabileceğini ifade eden Kılıç, “Göz kapakları kapalı olsa bile ortam ışığı retinaya ulaşır. Bilimsel olarak en sağlıklı yöntem tamamen karanlık bir ortamda uyumaktır. Uyku alanı ışık geçirmez olmalı, gerekirse göz maskesi kullanılmalıdır” şeklinde konuştu.