İstanbul'da Medicana Hastanesi'nde Çocukluk Çağı Kanserleri Günü etkinliği düzenlendi.

İstanbul'daki Medicana Hastanesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, çocukluk çağı kanserlerinde tedavi başarı oranları ve kişiye özel yaklaşımlar hakkında bilgi verildi.

İstanbul'da Medicana Hastanesi'nde Çocukluk Çağı Kanserleri Günü etkinliği düzenlendi.
İstanbul'daki Medicana Hastanesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, çocukluk çağı kanserlerinde tedavi başarı oranları ve kişiye özel yaklaşımlar hakkında bilgi verildi.
Google News'te Abone Ol

Medicana Hastanesi'nde düzenlenen etkinlikte, çocukluk çağı kanserlerinde sağ kalım oranlarının son yıllarda önemli ölçüde arttığına dikkat çekildi. Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, 1960’lı yıllarda lösemi tanısı almış çocukların büyük kısmının kaybedildiğini belirterek, "Günümüzde çocukluk çağı kanserlerinde sağ kalım oranı yüzde 87’lere ulaşmıştır. Bu oran yalnızca bir istatistik değil, aynı zamanda binlerce çocuğun hayata tutunması anlamına geliyor" dedi. Dünyada her yıl yaklaşık 400 bin çocuğa kanser tanısı konduğunu, Türkiye'de ise bu sayının yılda 3-4 bin civarında olduğunu ifade etti. Nadir görülen bu hastalıkların deneyimli merkezlerde yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Kutluk, "Doğru zamanda, doğru yerde ve doğru tedaviyle başarı oranları belirgin şekilde artıyor" diye ekledi.

Her Çocuk İçin Farklı Tedavi Planı

Tedavi süreçlerinin her hasta için ayrı planlandığını söyleyen Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatma Demir Yenigürbüz, "Günümüzde moleküler ve genetik belirteçler tedavi planlamasında belirleyici rol oynar. Hastalığın adı aynı olsa bile, her çocuk kendi risk grubuna göre değerlendirilir. Moleküler özellikler, hastalığın yaygınlığı ve tedaviye yanıt gibi birçok parametre kişiye özel tedavi planının oluşturulmasında temel kriterlerdir. Gelişen tedaviler sayesinde çocukluk çağı kanserlerinde başarı oranları her geçen yıl artmaktadır. Akıllı ilaçlar, hedefe yönelik tedaviler ve kök hücre nakli gibi yöntemler tedavi sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye’de bu tedavilere erişim büyük bir avantaj sağlamaktadır" şeklinde konuştu.

Kanserle Baş Etmek Mümkün

Etkinliğe katılan ve 4 kez lenf kanserini atlatan oyuncu Açelya Elmas, hastalık sürecinde moral ve motivasyonun önemine vurgu yaptı. Kanser tanısı alındığında hayatın durduğu düşüncesinin oluştuğunu ancak bu hastalığın baş edilebilir olduğunu belirtti. Elmas, "Tedavi sürecinde moral, motivasyon ve güçlü bir ekip belirleyici rol oynuyor. Ben çalışarak tedavi olmayı tercih ettim ve hayatın içinde kalarak süreci daha güçlü yönetebildiğime inanıyorum. Hastalık korkutucu bir dille değil, umut veren bir bakış açısıyla ele alınmalı. Bu süreç zor ancak imkânsız değil, tıp her geçen gün ilerliyor ve umudu kaybetmeden hayata tutunmak tedavinin en önemli parçalarından biri" ifadelerini kullandı.

Erken Tanı ve Doğru Merkez Hayati Önem Taşıyor

Uzmanlar, çocukluk çağı kanserlerinde erken tanı ve doğru merkezde tedaviye başlanmasının başarı oranlarını doğrudan etkilediğini vurguladı. Multidisipliner yaklaşım, deneyimli ekipler ve gelişen tedavi yöntemleri sayesinde çocukluk çağı kanserlerinde iyileşme oranlarının her geçen yıl arttığına dikkat çekildi. Medicana International İstanbul Hastanesi’nde gerçekleştirilen söyleşi, artan tedavi başarı oranları ve bilimsel gelişmelerle umut verici bir döneme girildiği mesajıyla sona erdi.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin