Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü'nden Veteriner Hekimi Hamza Kadı, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının, keneler aracılığıyla bulaşan viral bir enfeksiyon olduğunu belirtti. İlk kez 1944 yılında ortaya çıkan hastalığın, 1956 yılında etkeninin izole edilmesiyle günümüzde bilinen ismini aldığını ifade etti. Kadı, hastalığın bulaşmasının en yaygın yollarını, kene ısırması ve infekte hayvanlarla olan temas olarak sıraladı.
Hastalık Belirtileri
Kadı, KKKA belirtilerinin kene ısırdıktan 1-3 gün içinde ortaya çıktığını vurguladı. Bu belirtiler arasında yüksek ateş, kırgınlık, kas ağrıları, ishal ve mide bulantısı bulunduğunu, ilerlemiş vakalarda ise ciltte kızarıklıklar görülebileceğini açıkladı.
Ülkemizde Yaygın Olduğu Yerler
Kadı, KKKA'nın Türkiye'deki ilk görünümünün 2002 yılında Kelkit Vadisi'nde gerçekleştiğini, bu zamandan beri her yıl görüldüğünü belirtti. Hastalığın özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında, Karadeniz'in iç bölgelerinde, özellikle Tokat, Sivas ve Amasya gibi illerde sık görüldüğünü aktardı.
Korunma Yolları
Hastalığın önlenmesi için alınabilecek basit ama etkili yöntemler bulunduğunu dile getiren Kadı, kene mücadelesinin önemine dikkat çekti. Evcil hayvanların kene ilaçlarıyla korunması gerektiğini, ayrıca risk altında olan kişilerin (veteriner hekimleri, sağlık çalışanları, tarım işçileri) koruyucu elbiseler giymesi gerektiğini söyledi. Otlak alanlara girerken pantolon paçalarının çorap içine sokulması ve bölgeden çıkıldıktan sonra kene kontrolü yapılmasının da büyük önem taşıdığını belirtti.
Kene Isırması Sonrası Ne Yapılmalı
Kadı, vücuda yapışan kenelerin hemen çıkarılması gerektiğini vurguladı. Kenenin, ezilmeden ve kan bulaşmadan uygun bir şekilde çıkarılması için pens veya cımbız kullanılmasını önerdi. Ayrıca, ısırılan bölgenin alkol ile temizlenmesi ve en yakın sağlık merkezine başvurulması gerektiğini ekledi.
