Arakçi, İran’ın nükleer programı, uranyum zenginleştirme hakkı ve ABD ile yürütülen müzakereler üzerine değerlendirmelerde bulundu. İran'ın nükleer programı için büyük bedeller ödendiğini vurgulayan Arakçi, bu bedelin ülkenin ihtiyaçlarına uygun olduğunu dile getirdi. Zenginleştirmenin tarım, sağlık gibi alanlardaki ihtiyaçları karşıladığını belirten Arakçi, ayrıca gelecekteki nükleer yakıt ihtiyacının da zorunlu olduğunu ifade etti. "Bu konuya bağımsızlık ve onur açısından bakıyorum" dedi.
Arakçi, yıllardır kendilerine zenginleştirme yapma hakkının reddedildiğini belirtti. "Eğer endişeniz varsa, biz bu endişeleri gidermeye hazırız" diyerek, güven inşa etmenin önemine dikkat çekti. "Ancak hiç kimse, sadece kendi istediği için bize sen buna sahip olmamalısın diyemez" diyen Arakçi, bu durumun İran'ın bağımsızlığını simgelediğini ifade etti.
İran'ın direncinin büyük bedellerle kazanıldığını belirten Arakçi, "12 günlük savaşta direnmeseydik, İran'ın teslim olduğu algısı oluşabilirdi. Ancak biz korkmadık ve direndik" şeklinde konuştu. Savaşın üçüncü gününde teslimiyet çağrısı yapanların, savaşın on ikinci gününde ateşkes talep ettiğini hatırlattı.
Arakçi, İran’ın bölgede askeri konuşlanma karşısında korkmadığını vurguladı. "Biz hem diplomasinin hem de savaşın insanıyız" diyerek, diplomasi yolunu seçme konusunda kararlılık gösterdi. Eğer karşı taraftan saygı diliyle yaklaşım gelirse, aynı şekilde karşılık vereceklerini söyledi.
İran’ın nükleer programına ilişkin belirsizliklerin giderilmesi için diplomasi çağrısında bulunan Arakçi, "Diğer yöntemler sonuç vermedi. Bu nedenle müzakereden başka bir yol yok" dedi. İran halkının hakkının kabul edilmesini talep etti.
Arakçi, İran’ın gücünün zorbalığa karşı direnebilme yeteneğinden kaynaklandığını belirtti. "Bizim nükleer bombamız, büyük güçlere hayır diyebilme gücümüzdür" ifadelerini kullandı.
Uluslararası düzene de değinen Arakçi, ABD'nin güç kullanarak barış dayatması anlayışını eleştirdi. "Güçlü olan kazanır, zayıf olan ezilir" diyerek, güçlü olmanın bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Direnişin bu bağlamda önemli bir unsur olduğunu vurguladı.